04 Nisan 2025 Cuma

Avukat ve Hâkim Arasında Şok Tapu Davası! Ne Oldu?

Hukuk dünyasını sarsan bir olayda, bir avukat ve bir hâkim arasında yaşanan tapu davası, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Dava dosyasına göre, avukatın sosyal medya paylaşımları ve daha sonra yaşananlar, adeta bir gerilim filmini aratmadı. Peki, bu olayda neler yaşandı ve sonuçları ne oldu? İşte detaylar... ## Avukatın Sosyal Medya Paylaşımları ve Suçlamalar Olay, 2021 yılında Alanya'da yaşayan avukat H.S. hakkında açılan bir dava ile başladı. Avukat, bir davada aldığı cezanın ardından sosyal medya hesabından mahkeme başkanını hedef alan paylaşımlar yaptı. Bu paylaşımlarda, mahkeme başkanına yönelik suçlamalarda bulunuldu ve hatta evine ait ada ve parsel numarasının sorgu ekran görüntüsü paylaşıldı. İddialara göre, avukat, mahkeme başkanının evine giderek eşine yönelik tehditler savurdu. Bu gelişmeler üzerine avukat hakkında çeşitli suçlamalarla dava açıldı. * **Hakaret:** Mahkeme başkanına yönelik hakaret içerikli paylaşımlar. * **Tehdit:** Mahkeme başkanının eşine yönelik tehditler. * **Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma:** Mahkeme başkanının ve ailesinin huzurunu kaçıran eylemler. * **Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirmek veya Yaymak:** Mahkeme başkanının ev adresini ifşa etme. Sanık avukat, savunmasında mahkeme başkanıyla arasında husumet olmadığını iddia etti ve paylaşımları hatırlamadığını belirtti. Ancak mahkeme, delilleri değerlendirerek kararını verdi. ## Mahkeme Kararı ve Ceza Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen dava sonucunda, sanık avukat hakkında karar açıklandı. Mahkeme, avukatı "hakaret", "tehdit" ve "kişilerin huzur ve sükûnunu bozma" suçlarından suçlu buldu ve 3 yıl 5 ay hapis cezasına hükmetti. Bu karar, hukuk camiasında ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. ## Sonuç Bu olay, bir avukat ve bir hâkim arasındaki kişisel bir husumetin, yargıya taşınması ve sonuçları itibarıyla hukuk sistemine olan güveni sarsan bir örnek olarak karşımıza çıkıyor. Mahkemenin verdiği karar, adaletin tecellisi açısından önemli bir adım olmakla birlikte, benzer olayların yaşanmaması için alınması gereken önlemleri de gündeme getiriyor. Bu tür olayların, yargı mensupları ve avukatlar arasındaki ilişkilerin daha sağlıklı bir zemine oturtulması ve mesleki etik kurallara daha sıkı bir şekilde uyulması gerektiği gerçeğini bir kez daha hatırlattığı söylenebilir.

İlgili Haberler