Ekrem İmamoğlu Gözaltısına Dünyadan Sert Tepkiler
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınması, dünya genelinde büyük yankı uyandırdı. Siyasetçiler, belediye başkanları ve uluslararası kuruluşlar, bu gelişmeyi demokrasiye yönelik bir tehdit olarak değerlendirerek tepkilerini dile getirdi. İmamoğlu'nun gözaltı süreci, Türkiye'nin iç siyasetinde olduğu kadar uluslararası arenada da tartışmalara neden oldu.
Uluslararası Siyasetçilerden Dayanışma Mesajları
Atina Belediye Başkanı Haris Doukas, "Ekrem dostum, yanındayız" diyerek İstanbul'daki gelişmeleri endişeyle takip ettiklerini belirtti. Berlin Belediye Başkanı Kai Wegner ise, "Serbest seçimler ve bağımsız yargı, demokrasinin temel taşlarıdır" ifadelerini kullanarak İmamoğlu ile dayanışma içinde olduğunu vurguladı. Budapeşte Belediye Başkanı Gergely Karacsony da, "Erdoğan gücünü kaybetmekten korktuğu için İmamoğlu'nu hapse attı" şeklinde konuştu.
Fransa'nın eski Maliye Bakanı Pierre Moscovici, İmamoğlu'nun gözaltına alınmasını "demokrasiye yönelik ciddi bir saldırı" olarak nitelendirirken, Almanya Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Anna Lührmann da Türkiye'nin demokratik ilkeleri koruma yükümlülüğünü hatırlattı.
Avrupa'dan Sert Açıklamalar
Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu üyeleri, İmamoğlu'nun gözaltına alınmasını kınayarak Türkiye'deki demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinin korunması çağrısında bulundu. Avrupalı Yeşiller Partisi Eş Başkanı Vula Tsetsi, "Erdoğan'ın yargı bağımsızlığını erozyona uğratması kabul edilemez" dedi. Ayrıca, Avrupa Parlamentosu Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı Grubu Başkanı Iratxe Garcia Perez, bu durumun Türkiye demokrasisi için "kara bir gün" olduğunu ifade etti.
- Atina Belediye Başkanı Haris Doukas: "Ekrem dostum, yanındayız."
- Berlin Belediye Başkanı Kai Wegner: "Serbest seçimler demokrasinin temelidir."
- Fransa eski Maliye Bakanı Pierre Moscovici: "Bu, demokrasiye yönelik ciddi bir saldırıdır."
Son olarak, uluslararası toplumun Türkiye'deki gelişmeleri yakından izlediği ve demokrasi ile hukukun üstünlüğü ilkelerinin korunması için çağrılarını sürdürdüğü görülüyor. İmamoğlu'nun gözaltı süreci, Türkiye'nin demokratik geleceği açısından kritik bir döneme işaret ediyor.